Gönderen: tkececi | 2011/07/04

Hacivat-Karagöz ve sentetik beyin


KARARLARIMIZDA ne kadar duygulardan arınarak mantık kullanmaya çalışsak da insanız. Araya mutlaka bir ego, bir bencil yaklaşım, dışarıdan birilerinin bariz ya da görünmez baskısı giriverir. Farkında olmadan manipüle ediliriz.
Aslında tabiri caizse insanlar Hacivat-Karagöz gibi çubuklara takılı görünmez bir elin oynatıp seslendirdiği karakterlere benzerler. Çubuklar aile bireyleri, toplum, yöneticiler ve politik güçlerin elindedir. Bazen dans ettiriliriz, bazen de “Vay Karagöz’üm bıy bıy bıy” diyerek birilerinin tepesine bindirttiriliriz.


“Bu benim kararım” diye bir şey yoktur. Ya anne ve babanın istediği gibi bir evlat olmaya çalışmış ya da onlara tepki olsun diye tam istediklerinin tersi bir yaşam oluşturmuşuzdur kendimize. Mesleklerimizi de yeteneklerimize, arzularımıza göre değil toplumda en çok saygınlık duyulduğuna, maddi rahatlık getireceğine inandığımız mesleklerden seçmişizdir. Birçoğumuza sadece “Eller ne der” diye evlenmişizdir. Kurumları ve toplumları da bu bireyler oluşturduğundan, kurumsal ve toplumsal kararlar da aynı şekilde verilir. Hep bir çubuk ucunda oynatma söz konusudur. “Özgürlük” diye verilen savaşlar sonucunda Hacivat ile Karagöz hiçbir zaman bağlı oldukları çubuklardan bağımsız kalamazlar, sadece çubuğu tutan elleri değiştirebilirler.
Daha derinlere giderseniz, aslında o eller de onları kontrol eden başka çubuklara bağlıdır. Ortalıkta memnuniyetsiz bireyler gezinir, bir şeylerin savaşı verilir. “Gerçek problem nedir” sorusuna bu kadar çeşitlilik gösteren toplum bireyleri ne hikmetse hep aynı cümleyle yanıt verir. Çünkü aslında o bireyleri çubuk ucundaki “ustalar” seslendirmektedir. Gerçek özgürlük ancak çubuklardan kurtulmayla sağlanabilir. Peki bu mümkün müdür? Zor ama evet! Eğer tüm dış etkileme ve baskılardan kurtularak düşünebilen, karar verebilen bir beyne sahip olabilirsek. Böylesi bir beyne sahip olma ihtiyacını bazı bilim insanları da düşünmüş olacak ki kendilerince bir çözüm üretmek için kolları sıvamışlar.

Vücut dışında çalışan, soru sorulduğunda yanıtlar verebilen sentetik bir beyin oluşturma araştırmalarına 6 yıldır konsantre olmuşlar. Projenin yöneticisi İsrail kökenli Prof. Henry Markram’ın açıklamasına göre beyin aslında çok az enerjiyle çalışan bir organ. Bu enerji 30 vatlık bir ampulün kullandığı kadar enerjiye eşit. Bu özel organ bu kadarcık enerjiyle öğrenebiliyor, düşünebiliyor, tahmin edebiliyor ve kendini ifade edebiliyor. Çalışma sistemi o kadar karmaşık ki bu karmaşayı çözebilmek için dünyada 200 bin bilim insanı sadece bu konu üzerine sürekli araştırmalar yapıyor. Yılda 100 binin üzerinde yayın bu konuda bilimsel dergilerde yer alıyor. İnsanoğlu var olduğu sürece beynin çalışma sistemlerini tam anlamıyla çözmek, sorunlarına çare bulmak imkânsız.

Prof. Markram ve ekibi, yaptıkları bütün bu sorunlardan yoksun sentetik beyni geçen hafta basına tanıttılar. Bu beyin şu anda 360 bin nöronun, yani sinir hücresinin görevini yerine getirebiliyor. Yani bir fare beyni kadar işlev görebiliyor. Hedef, bir insan beyni kadar görev yapabilecek 100 milyar nöron hücresini tutabilecek bir sentetik beyin oluşturmak. Bunu oluşturmak için 13 araştırma enstitüsü bir araya gelecek. Bu beyin 2023 yılında hazır olacak. Yani Başbakanımız Sayın Erdoğan’ın hedef tarihiyle çakışacak. Sanırım o yılda bu beyne objektif yanıtlar almak için sorulacak çok soru olacak.

***

intel 2020’de beyinlerimize çip takmak istiyor

SON zamanlarda teknolojik gelişmede en çok ilgiyi beyin dalgalarıyla çalışacak aletler çekiyor. Amerika’nın uluslararası tanınmış teknoloji şirketlerinden Intel’in Pittsburg laboratuvarları 2020’de uygulamayı planladıkları bir projeye konsantre olmuş durumda. Bu projeye göre, geliştirilen mini çipler ufacık bir operasyonla beyne yerleştirildiğinde beyin dalgalarını okuyabilecek. Böylece bilgisayarda çalışırken artık fare ve klavyeye, televizyon seyrederken kanal değiştirmek için uzaktan kumandaya, hatta birini aramak gerektiğinde cep telefonunu cebinden çıkarmaya ihtiyaç duyulmayacak. Tabii bütün bu aletlerde beyindeki çiple haberleşme sağlayacak şekilde dizayn edilecek. Bu teknolojide aklıma gelen ilk soru şu oldu: Evde aile bireyleri televizyon seyrederken hangi kanalın seyredileceği kararını kimin çipi verecek?

***

Alzheimer anneden genle mi geçiyor?
KANSAS Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacılarının gözlemlerine göre, birinci derece yakınlarında Alzheimer hastalığı olanların Alzheimer’a yakalanma olasılığı diğer kişilere nazaran daha yüksek. Araştırma ekibinden Dr. Robyn Honea DPhil, özellikle annesi Alzheimer olanlarda bu ihtimalin daha da arttığını iddia ediyor.

Yaptıkları istatistiksel araştırmada, herhangi bir rahatsızlığı olmayan 60 yaş ve üzeri gönüllülerin beyin tarama sonuçları 3 boyutlu haritalama yöntemiyle 2 yıl süreyle incelenmiş. Bu gruptan 32 kişinin aile bireylerinde herhangi beyinsel bir hastalık yokmuş ve hepsinin sonuçları sağlıklı çıkmış. Geri kalan gruptan babası ya da annesi Alzheimer hastalığı olanların beyinlerindeki gri tabakanın daha kalın olduğu dikkati çekmiş.

Normalde Alzheimer hastalarında gözlenen bu olgu, özellikle annesi Alzheimer olanlarda babası Alzheimer olanlara oranla 10 kez daha yüksek oranda görülmüş. Bu gönüllülerde görülen diğer bir olgu da beyinlerinin her sene 1.5 kez daha çabuk büzüşmesi. Beyin büzüşmesi ve atrofisi Alzheimer hastalarının ana problemlerinden biridir. Dr. Honea’ya göre, elde edilen bu sonuçlar Alzheimer’ın genetik olarak nasıl geçtiğinin anlaşılmasında bir çığır açacak ve belki de potansiyel bir tedavi geliştirilmesine önayak olacak.

Bu araştırmanın detayları Neurology isimli bilimsel dergide yayımlanmıştır.

Neva Çiftçioğlu Banes
bilimyorum@rocketmail.com
http://www.haberturk.com/yazarlar/643585-hacivat-karagoz-ve-sentetik-beyin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: