Gönderen: tkececi | 2010/10/31

Kuantum Fiziği // Düşüncelerimizin Kontrolü ve Yeniden Yapılanması-1


Yaşamdaki temel amacımız nedir? sorusuna birçok insanın vereceği cevap “Mutlu olmak” olacaktır. İstisnasız tüm insanların yaşlısı, genci, yoksulu zengini, Paris’lisi İzmir’lisi…ne kadar farklı yaşam tarzlarına sahip olursa olsun, ne kadar farklı çevrelerde yaşarsa yaşasın temelde ihtiyaçlarımız aynıdr. Ancak günlük yaşam içinde hepimizin sıkıntıya girdiği oldukça mutsuz olduğu adeta aşılması imkansız bazı sorunları karşımıza çıkabilir. Bu sorunlar büyük bir oranda aslında kendi düşünce sistemimizin ortaya çıkardığı sorunlardır. Bu nedenle gerçekte insanoğlu sorunları aşmaya çalışırken en büyük mücadeleyi yine kendisine karşı vermektedir.

Karşılaştığımız sorun nedenli büyük yada aşılmaz olursa olsun aslında düşünce sistemimizin ortaya çıkardığı ve dolayısıyla da yine kendimizin çözebileceği sorunlardır. Burada esas olan insanın düşünce sistemini değiştirmesi yada sorunu çözebilecek şekilde soruna adapte etmesidir. Bu ise gerçek anlamda zihinsel, bedensel eğitim ve ciddi çalışma gerektirmektedir. İnsanın mutluluk sorunu felsefe, psikoloji, nöroloji, psikiyatri, sosyoloji, fizik…gibi aslında bütün bilimlerin ortak sorunudur. Yada daha gerçeği insan ruhunun eğitimi sorunudur.

Fiziken İnsan düşüncesinin oluştuğu ve yönetildiği yer olan beynimiz bilindiği gibi yaşamımıza dair olumlu yada olumsuz her şeyden adeta sorumludur. Bu durumda bütün mesele beynimizin işleyiş mekanizmasının çözümlenmesi düşüncelerin nasıl oluştuğunun ve nasıl yönetildiğinin ortaya çıkarılmasıdır. Aslında insan beyninin ürünü olan düşünce ve eylemler yine o kişinin geçmişte yaşadığı olaylar ve deneyimler tarafından belirlenmektedir. Örneğin iğne battığında acı hissini yaşamamızın yada çok sevdiğimiz bir tatlıyı yediğimiz zaman mutluluk hissini yaşamamızı sağlayan beynimizdeki  elektronik sinyal bağlantılarıdır. Bütün bunlar aslında yaşadığımız olaylara beynimizin getirdiği yorumla ilişkilidir. Örneğin aynı restorana gittiğimizde aynı yemeği yeme eğilimimiz bu şekilde kolayca oluşmaktadır. Sigara içen bir kişinin bir türlü bu alışkanlığından kurtulamamasının nedeni de yine budur.

Bütün bu beyinsel aktiviteleri bilimsel açıdan incelediğimizde bütün olup biten yaklaşık 1200 g olan beynimizde bulunan yaklaşık 100 milyar kadar hücre arasındaki çok küçük elektriksel sinyallerin sürekli olarak merkezler arasındaki hareketidir. Düşüncenin oluşumu da bunun eyleme dönüşmesi de tamamen elektronik sinyaller aracılığı ile olmaktadır. Bu sinyaller boyutların çok küçük olduğu mikro evren de gerçekleşmektedir.  Mikro evreni yöneten yasaları konu alan kuantum fiziği bu alanda yapılacak çalışmaların olmazsa olmazı konumundadır.

Kuantum fiziğinin düşünce dünyamız ve bunun yönetilmesinde nasıl kullanılabileceğine geçmeden önce mikro dünyayı şekillendiren yada yöneten kuantum evreninin bazı çok temel bulgularını şöyle özetleyebiliriz.



  • Kuantum Fiziğinde ve dolayısıyla mikro evrende her şey mutlak anlamda hareket halindedir.
  • Schrödinger Dalga Denklemi ile klasik fizikteki sebep sonuç ilişkileri ortadan kalkmıştır. Kuantum fiziğinde kesinlik yok, olasılıklar vardır.
  • Heisenberg’le birlikte kuantum fiziğinin en önemli kuralı ortaya çıkmıştır. Olasılıkların olduğu yerde belirsizlikler vardır. Yapılan ölçümler kesin değildir. Her ölçümde bir belirsizlik vardır. Kesin doğruya yaklaşmaya çalıştıkça belirsizlikler artacaktır.
  • Atom seviyesinde madde ve ışık ikili karakterdedir. Diğer bir deyişle madde  bazen dalga karakterine bazen de tanecik karakterine bürünür.  Işık bazen tanecik yani foton gibi bazen de dalga gibi davranır. Yani her ikisi de bazen vardır, bazen de yoktur
  • Kuantum fiziği yasalarından klasik fizik yasaları elde edilebilmektedir. Yani mikro dünyadan makro dünya hakkında bilgiler elde edilebilmektedir. Oysa ki makro dünya (klasik fizik) yasalarından kuantum fiziği yasaları elde edilemez.

Yukarıda çok kısaca ifade edilen bir çok bilimsel yasa insan beyninde gerçekleşmektedir. Doğal olarak bilim dünyası bu yasaları iyi anlayabilirsek düşüncelerimizin nasıl oluştuğunu anlayabileceğimizi düşünüyor. Bu sayede onları kontrol etmenin ve bir noktada engellemenin mümkün olabileceğine inanıyorlar. Oysaki bu düşünüş yine kuantum fiziğinin ispatıyla büyük bir yanılgıdır. İnsanın düşünceleri, kaygı ve endişeleri, mutluluğu, sevgisi, merhamet hissi, kişiliğini oluşturan tüm duyguları, fizik kanunlarının sebep sonuçları ile açıklanamaz. Yazımın ikinci bölümünde bu gerçeği anlatacağım. Duygu ve düşüncelerimizin nasıl oluştuğunu anlamak konusunda bir ayetin bize yol gösterebileceğini düşünüyorum.

“Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Gerçekten Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” (İnsan suresi, 30)

http://www.facebook.com/notes/dejavu-yasayanlar/kuantum-fizigi-dusuncelerimizin-kontrolu-ve-yeniden-yapilanmasi-1/439939962020


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: