Gönderen: tkececi | 2010/03/27

Ben 3.sınıf bir matematikçiyim!…


…..Matematik dünyası, en az evrenin kendisi kadar geniş ve çeşitlilik taşıyan özel bir dünyadır.  Çeşitlilik ve tür bakımından bu kadar geniş olan bir dünyanın, pek tabiki uzmanları da araştırmacıları da birbirinden farklı ve çeşitlilik göstermesi beklenen bir sonuçtur. Yani Sanılanın aksine matematikçiler tek tip bir varlık değildirler. Onlar da kendi aralarında birkaç farklı türe ayrılmaktadırlar.

Sanılanın aksine matematikçiler tek tip bir varlık değildirler. Onlar da kendi aralarında birkaç farklı türe ayrılmaktadırlar. Bir kısım matematikçi guruhu- Onlara kendi aramızda teoriciler diyebiliriz-  yanlızca matematiksel çalışmalarla ilgilirler. Onlar zamanlarının çoğunu teorileri incelemekle ve kendilerince teoriler geliştirmeye çalışmakla geçirirler. Diğer bir matematikçi türü ise akademisyen matematikçilerdir. Bu gurup matematikle ilgilenenlerin büyük çoğunluğunu oluştururlar. Bunlar tabiri caizse daha çok matematiğin dedikodusunu yapan kişlerdir. Hemen her seviyedeki, öğretmen, öğretim görevlisi ya da akademsyenlerden oluşan bu kesim ağırlıklı olarak matematik dersi anlatmakla görevlendirilmişlerdir.

 

En son kalan grup ise matematik hakkında çalışma yapan azınlıktaki matematikçilerdir. Bu grubu diğerlerinden ayıran en büyük özellik ise matematiğin kendisinden ziyade onun bir nevi felsefesiyle ilgilenmeyi tercih etmiş olmalarıdır.

 

İlk iki grubun motivasyonları hakkında az çok birşeyler mümkün olabilmektedir. Bir kısmı, görevi olarak matematikle ilgilenirken bir kısımı da şan şöhret ya da bilinmeyeni karşı duyulan ilgiden kaynaklanan bir içgüdüyle matematikle ilgileniyor olabilmektedirler. Peki ya matematik hakkında çalışanların motivasyonları ne olabilir acaba? Bir başka deyişle bir kişi niye matematik hakkında çalışma yapmak istiyor olabilir ki?

 

Öncelikle göz önüne alınması gereken en önemli husus “Matematik çalışmak” ya da “Matematik yapmak”la “Matematik hakkında çalışma“nın, yapı olarak iki ayrı süreç olduğu gerçeğidir. İlk ikisinde bir matematikçi bir şekilde matematik işlemler ve sistemler hakkında bir çalışmanın içinde olabilmektedirler. Çünkü onlar bu işi yaparken matematiği gene matematikçiler için anlatmaya yönelik bir çalışma içinde olurlar.

Oysa matematik hakkında çalışma yapanlar ise matematiği sadece matematikçiler için değil, geri kalan diğer insanlar için de yazmaya önem verirler. Nitekim matematiğin en önemli ve en özel yapısı (bizim de matematikçe dediğimiz) kendine özgü olan bir dille yazılıp okunmasıdır. Bu haliyle matematik yazıları sadece bir kesimin anlayabileceği bir özel beste gibidir. Bu besteden seslendirilen şarkılar da sadece belli kesim tarafından anlaşılıp zevkle dinlenebilir. Oysa matematik hakkında yazılan yazılar ise daha anonim bir dille yazılırlar. Bu dille bestelenen şarkılar daha çok kişi tarafından anlaşılır ve zevkle dinlenebilir. Aslında şöyle bir benzetme yaparsak oldukça uygun bir anlatım yapmış oluruz: Matematik yazıları, daha çok “sanat sanat içindir” temeline dayanır. Matematik hakkında yazmak ise “sanat halk içindir” felsefesini temel alır.

 


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: